Mecit Çetinkaya dönemi 1940'larda başlar — önce güvertede, sonra kaptan köşkünde.
Mecit Çetinkaya 1930'larda gemici, 1940'larda ise gemi kaptanı olarak çalışmıştır. 1944 yılında
İğneada limanında kayınpederinin yelkenli gemisine odun yükletmiş; limandan ayrıldıktan sonra
gemi Alman savaş gemileri tarafından torpidolanarak batırılmıştır.
Geminin kaptanı Mecit Çetinkaya ile bir tayfa kurtarılmış; Kaptan Kadir'in torunu dahil olmak
üzere diğer mürettebat hayatını kaybetmiştir. Bu trajediye rağmen Mecit Çetinkaya hiç
tereddüt etmeden denizcilik mesleğine devam etmiştir.
İğneada Açıkları — 1944
1940'larda ve 1950'lerde mavna, motorlu deniz taşıtı ve römorkör sahibi oldu — bazıları eşi
Hatice Çetinkaya ve oğlu Hüseyin Çetinkaya adına kayıtlıydı. 1950'lerde Hüseyin Çetinkaya,
babasının römorkörünün hem kaptanı hem makinistiydi. Liman işletmeciliği, gemilerde
yükleme-boşaltma, kısa mesafeli deniz taşımacılığı, kum ticareti, römorkör işletmeciliği,
gemi kurtarma ve mavnacılık onun faaliyet alanıydı; resmi makamlar bu başarıları nedeniyle
kendisine başarı belgeleri verdi.
Mecit Çetinkaya, mavna ve motorlu deniz aracı sahipleriyle kooperatifler ve dernekler kurdu,
yıllarca başkanlıklarını yürüttü — bugünün armatörlerinin babaları ve büyükbabaları çoğunlukla
bu örgütlerin üyesiydi. 1950'ler ve 1960'larda başkan olarak mavnalara motor sağladı; o günler
için neredeyse bir reform sayılan bu adımla mavnalar motorlu deniz araçları haline geldi.
1970'lerde İstanbul liman bölgesinde taşımacılık için çelik kargo gemileri inşa etti.
Mecit Çetinkaya, 1978 yılında çalışma hayatında çok aktif olduğu bir dönemde hiç beklenmedik bir zamanda vefat etti.